23 Nisan 2012 Pazartesi

gibiamadeğil 10

"Park Otel'in barında hava kararana dek kaldım. Allah kahretsin, burada da ciddileşiyorlar artık. "Ne oldu, ne olacak?" gibi sorular soruyorlar birbirlerine. Güzel, ölmez fıkraları anlatanlar gittikçe azalıyor. Anlatıyorlarsa da, en çok Cumhurbaşkanı üzerine anlatıyorlar. Yarın unutup gidecekler. Biri akıl bile ediyor bunu. "Yahu, şunları bir deftere geçirsek, yarın unutup gideceğiz," diyor. Bunu bile kendine iş ediniyor. Deftere geçirilerek anımsanmış şeylerden bir hayır gelirmiş gibi. Hele bu anımsamak, unutmamak istekleri yok mu, iyice canımı sıkıyor. Babalarının fotoğraf biriktirmeleriyle, yıllar sonra da o fotoğraflara dönüp dönüp "Bak ben neydim!" demeleriyle matrak geçiyorlar ya, şimdi bunlar babalarından gülünç. Gülünç olan her şeyi bile bile gülünç kalmak! Anımsamak, gözden geçirmek, derlenip toparlanmayı çağırır. Demek bunlar hâlâ tutunacak bir yer, ayaklarını basacak bir toprak istiyorlar! İçkini içersin, hiçliğe bakarsın, kendi hiçliğini görürsün; hiçbir şey, hiçbir biçimde canını sıkmaz olur."

Bir Düğün Gecesi [Adalet Ağaoğlu]



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme