14 Kasım 2011 Pazartesi

Şşşşt!

- Gerçekten de çok uzak!
- Şehrin en az öğrenci nüfusuna sahip mekanına fuar yapmamayı bir türlü öğrenemediler!
- Abi dört saat sürdü. Dört saat. Hem de bu sadece gidiş kısmı!
- Önümüzdeki yıl Bursa'dakine gideceğim, vallahi daha yakın!

gibi laflar duymaya başlamış olmalıyız bu aralar. 'Yurdumdan Kitap Fuarı Manzaraları' denebilir bu kelimeler için...

Ama önemi yoktur böyle olumsuz cümlelerin. Maksimum, anlatılacak hikayeler olarak kalır insanın hayatında bu 'en uzağa gitme' hikayeleri. Bir şekilde o kitap kokusu çeker insanı. Orada, önceden göze kestirilen yayınevlerinin stantlarında lütfedip birkaç kitap hediye etsinler diye beklenir(!), belki hiç alınmayacak kitapların önünde dakikalar eritilir, çok istenen kitaba yaklaşıp fiyat etiketini okurken görevliyle göz göze gelinir... İşte bunlar özlendiği için, kalkıp o kadar yol her seferinde tepilir. Bir de sevilen yazarlardan birileri orada olmak için o günü seçtiyse, tadından yenmez. Saat 18.00 olur, mekanın boşalası gelmez.


Tüyap Kitap Fuarı 2011 yılı etkinlikleri bu yıl 12-20 Kasım tarihleri arasında yapılıyor. Yani halihazırda devam ediyor. Daha da gitmem, demiştim. Yine. Ve gitmeye karar verdim. Yine.


Ben de bu düşünceler kafama musallat olmuş bir halde yine gidiyorum. Aşağı yukarı 20 kitaptan oluşan listeme bir göz atıyorum. "Hepsini aynı anda alacak kadar paran yok senin" diyor, ama uzatmıyor. Sessizce anlaşıyoruz. Niyetimi anlamış olmalı. Siz de anladınız. Hepimiz kitap fuarlarına giden insanlarız. Birbirimize göz kırparız, anlaşırız. Ama yerin kulağı var. Dillendirmeden.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme