1 Kasım 2011 Salı

Selam, Kardeşlik!

'Van için Rock' etkinliği temelde sıkıntılı bir dönemin getirisi olsa da, içerdiği bazı mesajlar bakımından unutulmazlarım arasına girdi. Özellikle de depremden sonra çıkan saçma sapan insanlık dışı mesajlardan sonra, '80 sonrası ‘duyarsız’ kuşağın da fikirlerinin olduğunu "Dank!" diye serdi gözler önüne. Bu fikirler harika fikirlerdi. Beraberce, Van’ın soğuğuna yaklaşamasa da kendi çapında soğuk altında, 12 saat boyunca omuz omuza hayata geçirilmeye çalışılan fikirlerdi bunlar…



Ne dediler oradakiler?

"Biz varız. Van’daki kardeşim seni seviyoruz. 14 bin kişisi seyirci olmak üzere 15 bin kişi, 30 Ekim 2011'i senle dopdolu geçirdik. Bunun için de müziğin evrenselliğine, dini, dili, ırkı olmayışını baz aldık. Kimimiz sadece zıplayıp hoplayarak, senin için söylenen şarkılara haykırarak oradaydık; kimimiz de her notada basışında sana selam çakıyorduk. Senin aracılığınla da olsa ısındık… Öyle ısındık ki ateşimiz sana geldi. Bu demekti ki; boşuna doğmadık. En amaçsız olanımızın bile içinde bir umut vardı. Kardeşliğin olduğuna, insanlığın olduğuna dair. Bizi tanısan sen de seversin. Tanışacağız... Önce şu felaketi atlatalım, sonra farklı zamanlarda farklı yerlerde de kafa patlatacağız bir şeyler üzerine. Ama 'biz' ısınırken artık 'hepimiz' ısınıyoruz. En azından bu samimi duygularla oradaydık."

Tepedekilerin ne söyledikleri bizi ilgilendirmez, çünkü biz varız ve ileride birbirimize karşı ufak hatalarımız da olsa buna “Siktret!” diyebileceğiz. Hoşgörülüyüz. Yurt dışına çıkıp dönerken hakkında düşünüp, "Ona da götürmezsem boğazımdan geçmez!" dediğimiz, çikolata aldığımız yurt içindeki dostlarız biz.

Bundan sonrası için, karşılaşmak için yaşayabilmek lazım. Zaman zaman saçma sapan üçüncü kişilerce kurcalansa da yaşam hakkımız, atlattıkça “Hadi devam!” diyebileceğiz.

Güne Dair Öncü Notlar!

"VAN, 'One' diye yazılmaz… Deprem Vergileri Yol Olmaz…"

Koca günden aklımda kalan pek çok şey olsa da, sanırım iki olayı ömrümün sonuna kadar unutamayacağım.  

Birincisi Metin Uca’nın sözleriydi... Yolunan deprem vergilerinin ve daha nicelerinin bir halta yaramayacağı gerçeğini, "Deprem doğuda da olsa deprem!" diyen sözde tanınmış kişilerin istemeden de olsa iyilik yaptığını harika ortaya koydu Uca. Ve akabinde, bu ülkede yapılacak bir şey varsa hep beraber, vicdan sahibi insanlar olarak yapabileceğimizi...

İkincisi olaysa, Duman grubunun sahnede sergilediği iki şarkılık performansın giriş şarkısı... 

‘İyi de Bana Ne?’ 

Sözlerini bilenler, bir kere olsun dinleyenler orada nasıl bir selam olduğunu gördüler. Cuk oturmamış mı? Mükemmel bir ironi değil mi? Buz gibi havada sıcacık bir salep içmiş gibi oldum bu performans sergilenirken. Diyorum ya, bir araya getirene değil; daha sık gelmeye bakmalı…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme