18 Mayıs 2012 Cuma

Burundan Kan Getiren Yazı

Hadi bir çocukluğuna dön, o zamanki sokaklarda gezin,
Sonra evine git, evinin önünde bekle.
Zile bas aşağıdan, sor alınacak bir şey var mı diye
Yok muymuş? İyi, yine de git bir dondurma al bakkaldan ve dedenin hesabına yazdır, nasıl olsa akşam öder o!
Gir bak bakalım şimdi içeriye; içeride neler var, kimler gelmiş...
Anneannen seni dışarıya çıkarana kadar kal orada.
Salonda gezin, büfeye ve sadece misafirden misafire kullanılan kristal bardaklara bak.
Çalındığını bir türlü duymadığın pikabın düğmeleriyle oyna.

Akşam olsun, haberleri bitirsin deden yemek masasının karşısında.
Biraz oynayın beraber ve hatta varsa yeni masal da iste bir tane...
Yenisi yoksa 'Kuzubey ve Maceraları'nı tekrar anlattır.

Sonra açın bir Türk filmi seyredin eskilerden.
İçinde sevdiğin herkes olsun!
Bazen bir fotoğraf görürsün, ya da bir film... Bir müzik de çalınabilir kulağına ya da sadece anneannenin kavga eden komşularının sesine benzetirsin, yolun ortasından gelip kulağını bulmuş herhangi bir sesi... Ama ille de hep aynı şeyi hatırlarsın. Sonra da teşekkür edersin hatırlatanlara... Hatırlananlara da bakınca hâlâ yanındalar diye, kafayı yersin mutluluktan.

Ey fotoğraf, anı durdurduğunu söyleyenler halt etmiş! Sen insanı en dinamik olduğu zamanlara, geçmişe götürürsün... Bir de bakarsın, herkes orada...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme