13 Mayıs 2012 Pazar

Sifon

Lig bitti. 2011-2012 sezonuna yakışan bir şekilde bok gibi bitti. Leş gibi, pislik gibi, pisliğin herhangi bir türüne verebileceğiniz herhangi bir tanımlamayla bitti. Ve bu yıla yakıştı. Çünkü bu yıl ve muhtemelen geçirmekte olduğumuz son on ay, ülkedeki hiç birşeyi düşünmeyip futbolla uyuşturulabilen beyinler için bile fazla kirliydi. Fazla savruk, kimsenin ne yaptığını bilmediği bir ortamdı. Bir türlü karar alınamayan veya alınan kararlara mütemadiyen şüpheyle yaklaşılan bir dönemdi. Buna bağlı olarak da böylesi bir kaos ortamı ve  durmaksızın sağdan soldan çekiştirilip gerilmeye uğraşılan taraftar toplulukları, şampiyonluk gecesi Kadıköy'de yaşanan olayları da beraberinde getirdi.

Ha bakın bir de ne oldu? Henüz maç bitmeden biledikleri coplarını bir güzel sağa sola, taraftarın üzerine savuran polis vardı yine... Ve yine şaşırtmadı. Çünkü dün geceki saçmalama dakikaları, onların artık gittikçe artan orantısız güç kullanımının ve sivilleri enteresan psikolojilere gark etmelerinin bir sonucu sanki...  Sanatsal aktivite diye karate filmine giden ve çıkışta birbirine vurarak stres atan ergenler gibiydiler. Futbol yahu... Maç yani bildiğin. Sadece istatistik...

Whatever... Umarım bir daha yaşanmaz. Takımım Galatasaray, 18. kez şampiyonluğa ulaştığı için ne kadar mutluysam; şu şaçma bağımlılığa ve körlüğe saplanmış memleketim için de en az bunun on katı kadar hüzünlüyüm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme